BLOG:hopelesslife5 yorum var - 28 Kasım 2007 11:11Şehrin bütün insanları küçük bir hikayenin eviydiler adeta.Harap olmuş,yorulmuş ve içinde sineklerin uçuşup farelerin barbut oynadığı ışıksız birer evdiler.Parklar,oteller,şoseler herşey ama herşey başlayan o çılgın yalnızlığın içinde kaybolmuşlardı.Ne zaman biter,nasıl biter soruları yoktu.Ortaya çıkmıştı bir kere ve yaşanması artık kesindi.Sonra zaman terketti kenti ve insanları,onu izleyen eski ruhlar ve diğerleri herkes ama herkes terketti kenti..Anlatılamayan anlaşılamayan bir gönül yalnızlığının içine düştü kent .Öylesine çok üzüldü ki kanser olmuşcasına eskimeye başladı,yazı bitirip zaman kavramının olmadığı kışı geri getirdi.Her yağmurda ağladı,her fırtınada limanlarına kükredi,her kar yağışında sokak lambalarının altında ki banklar eskitip çöpe atttı.Kent artık paranoyak bir büyücünün eline düşmüştü.O insanların sevgisine ihtiyaçtı.Bazen kışın en çılgın vaktinde,lambalarının altında sarmaş dolaş yürüyen sevgilileri bazende parklarında oynayan çocukları özledi,yıkıldı kahroldu hiç kimseye bir şey anlatamadı.En sonunda gitmeye karar verdi.Bir tane bile eşya almadı,hiç kimseyle vedalaşamadan gözyaşlarıyla terketti orayı.Sokak lambaları o gidince tamamen boyunlarını büktüler.Artık onlarda yalnızlık bir yalnızlık abidesi,bir yalnızlıktan kalan bir kaç parça eşyaydılar sanki.Kent insanlara nazire edercesine sokaktaki lambalarına yalnızlıgını yüklemiş parktaki lambalarını ise canlılarla boğmuş gibi dimdik ve gururlu yapmıştı.. bu yazıya puanı basanlar:
|